EGEPLASDER Başkanı Şener Gençer, geri dönüşüm sektörünün yerel ekonomi için önemini vurguladı. Ardından Geri Dönüşüm OSB’leri için yasal düzenleme talep ederek, sektörün hurdacı algısından kurtulması gerektiğini belirtti.
Sektörün Ekonomik Katkısı ve Algı Sorunu
Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gençer, geri dönüşüm sektörünün ekonomi için taşıdığı stratejik önemi dile getirdi. “Milli ekonomi için hayati öneme sahip bu sanayi yatırımlarının değerini hâlâ anlamayanları ayıplıyoruz.” Diyerek, sektörün hurdacı olarak görülmesine tepki gösterdi. Türkiye’nin 6 yılda 26 milyon ton atık işleyerek 50 milyar TL’lik katkı sağladığını belirten Gençer. “Geri dönüşüm sektörü cari açığı yüzde 36 oranında azaltma potansiyeline sahip. Mevcut büyüme trendiyle 2050 yılında sektörün 73 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşmasını bekliyoruz.” dedi.
Türkiye, atık bertarafı ve geri dönüşüm alanında iddialı hedefler belirlemeye devam ediyor. Ancak sektör temsilcileri uygun yatırım altyapısının eksikliğinden yakınmakta. Kaynağında ayrıştırılan tüm atıkları ekonomiye kazandıran geri dönüşüm sektörü, yerel yönetimlerce tahsis edilecek alanlarda kurulacak Geri Dönüşüm Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ile entegre olarak faaliyet göstermek istiyor.
Geri Dönüşüm OSB’leri İçin Çözüm Önerileri
Gençer, geri dönüşüm tesislerini birleştiren Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) kurulmasını önerdi. “Her şehrimize bir Geri Dönüşüm OSB kazandıralım. Nüfusu ve atık potansiyeli düşük illerin, komşu illerle ortak OSB alanları oluşturabilme şansı var.” dedi. Ardından mevcut OSB’lerdeki idari engellerin yatırımları zorlaştırdığını ifade eden Gençer, “Doluluk oranı düşük OSB’lerde yatırım yapılabilecek alanlar var. Bu bölgeleri geri dönüşümü de kapsayan karma OSB’lere dönüştürürek daha fazla değer yaratabiliriz” diye konuştu.
OSB Yasası’nda düzenleme gerektiğini vurgulayan Gençer, “Bu tesisler, sanıldığı gibi kirletici değil; mevcut atığı işleyen, yangın ve iş güvenliği açısından yüksek standartlara sahip tesislerdir. Üstelik atıkların üretildikleri bölgelerde bulunmaları, karbon ayak izinin azaltılması açısından da büyük önem taşır” dedi.

